Redd - Prensesin Uykusuyum.mp3 Yeni dünya - Blogcu - Sayfa 3



Yeni dünya

KAÇ KİŞİYİZ BİZ ?

KERİMCAN KAMALIN YAZISIDIR.....

 

Kaç kişiyiz biz?

Nicedir bu sorunun yanıtını arıyorum.
Kendi içimde...
Aslında bu sorunun yanıtı, bize kimin sonuca ulaşacağını da gösteriyor.
Belki de herkesin kafasındaki yegane soru bu.
"Biz kaç kişiyiz?"
Hatta sormaya devam ediyorum:
Çoğunluk muyuz?
Yoksa artık az mı kaldı bizden ?
Devir değişti mi ?
Ülke bizim gibi düşünenlerden kurtulacak mı?
Ben çoğunlukta hatta çok, çok ,çok çoğunlukta olduğumuzu düşünenlerdenim.
Çünkü neden hükümet olunmasına rağmen iktidar olamayanların en iyi açıklaması budur.
Giderayak başlayan gerginliğin,bu sinirin,basit hadiseler karşısında bile gösterilen aşırı tepkilerin sebebi de budur.
Ben kendi içimde bu soruların yanıtları ile bir açıklama yaratmaya çalışırken ancak henüz yazmazken sağolsun küfürbaz bir okuyucumuz beni kendime getirdi.
Daha öncede söylediğim gibi küfür içerikli yorumları siteye taşımamaya özen gösteriyoruz.Küfürün hedefi kim olursa olsun.
Ancak bu saygıdeğer (!) yorumcumuzun cinsel içerikli isteklerini sıraladığı görüşleri haricinde ciddiye alınacak bir sorusu vardı.
"Siz kaç kişisiniz?"
Demek ki yanlız değildim.
Küfürleri ayıkladıktan sonra en hafifinden şöyle diyordu bu sevgili (!)okuyucumuz:
"Yazılarınıza başladığınızdan beri takip ediyorum,ama şöyle bir hesapladım,toplam 20 bin kişi bile yok saçmaladığınız yazılarınızı okuyan"
Saçlayıp saçmalamadığımın takdiri bir yana ,evet şimdi bu soruyu ben de sormak istiyorum.
"Biz kaç kişiyiz?"
Türkiye de Atatürk'çüyüm diyecek,laik, demokratik, cumhuriyet ilkelerini savunacak,kaç kişi var?
Gerçekten iddia edildiği gibi az mı sayımız?
Gerçekten biz geri kafalı mı kaldık?
Bir zamanlar yedi düvele meydan okuyan ve ilmi hür ,irfanı hür nesiller yetiştirmek isteyen,yaptığı mücadele ile tüm dünyada, Mısır'dan Hindistan'a ezilmiş toplumlara umut ışığı olan bu devrimin çocukları artık nesiller içinde kayıp mı oldu?
Atatürk devriminin sonunu mu yaşıyoruz?
Yoksa karşı devrim isteği içindekiler kuvvet uygulayarak,psikolojik savaş yöntemleri ile safları mı dağıtmaya çalışıyor?
İnancımızı ,devrimi tazeleme ihtiyacı içinde miyiz?
Yoksa baskı altında çözülecek miyiz?
Bu saygıdeğer (!) okuyucumuz beni yeniden bu soruları sormaya, yanıtlarını aramaya sürükledi.
Çünkü açıkçası bu siyasetin kısa,orta ve uzun dönemde farklı sonuçları olacağını düşünenlerdenim.
Kısa dönemde sevinenlerin orta ve uzun vadede yeniden hüsrana uğrayabileceğinden endişeliyim.
Çünkü ihtiyacın yanlızca bir iktidar değişikliği değil, bir anlayış değişikliği olduğunu düşünenlerdenim.
Çünkü hükümetin yeni sahiplerinin eski alışkanlıkları sürdürmeyecek,yeni bir zihniyet ama gerçekten yeni bir zihniyet ile görev yapmak zorunda olduklarına inanıyorum.
Çünkü gerçek değişim yaşanmazsa, hükümetin değişmesinin aslında hiçbir şeyi değiştirmeyeceğine,bir sonraki raunda kadar kuvvet toplanmasına yarayacağına inanıyorum.
Türkiye'nin ikinci bir karşı devrim girişimine artık tahammülü yok diye düşünüyorum.
Çünkü eski Türkiye'nin artık üzerindeki tozu silkeleyip,devrimin tazeleyen gömleğini giymesi gerektiğine,eskittiği,yıprattığı,kötüye kullandığı tüm erdemlerine hakettiği saygıyı göstererek yepyeni,taptaze,güçlü,kararlı bir kaptanlıkla istim basması gerektiğine inanıyorum.
İşte bu yüzden inancımızı tazelememiz gerek.
İşte bu yüzden ne çok olduğumuzu anlamamız gerek.
Ben bana küfür ederek ben ve benim gibileri karamsarlığa sürüklemeye çalışan ve gerçekten,gerçekte ne düşündüğünü anlayamadığım,neye inandığını çözemediğim,neden gerçekleri görmekten kaçtığını bilemediğim bu zihniyete bir yanıt verilmesi gerektiğini düşünüyorum.
Bu yazının okunma sayısı belki onlara en iyi yanıt olacaktır.
Cumhuriyet çocuklarının sayısını belirleyecek kişi elbette ne o okuyucu, nede benim yazılarımın okunma hiti.
Ancak sizden ricam bu yazının çok okunmasını sağlayın.
Sayımızın ne kadar olduğunu düşünüyorsanız o kadar okunmasını sağlayın.
20 bin mi 50 bin mi 100 bin mi yoksa altmış milyon muyuz herkes görsün.
Her bir hit saflarımıza çakılan bir çivi gibi maneviyatımızı kuvvetlendirecek.
Her bir hit buradan yola çıkıp, Türkiye'yi yenilemek isteyen milyonlara kuvvet verecek.
Buradan size çağrıda bulunuyorum.
Bu yazının azaldığımızı düşünenlere bir yanıt olmasını sağlayın.
Sayımızın ne çok olduğunu gösterin.
İnanıyor ,bekliyorum.

kck

12:11 - 17/6/2006 - yorum {1} - yorum yaz

MYKONOSA GİDİYORUZ

  Evet sonunda istediğimiz oldu ve de mykonosa gidiyoruz 5 arkadaş.Hem lise hem de üniversiteden sınıf arkadaşlarımla 6 gece 7 günlük bir tatil yapmak istiyoruz.Çok eğleneceğimizden eminim.5 erkek özellikle gece çıkmalarında sorun yaratabilir düşüncesiyle 2+3  bölünmeye karar verdik.Her akşam kura çekip öyle çıkıcaz :))

 

  Onların ouzo dedikleri rakı türü bir içkisi var, içmiştim biraz şekerliydi ve rakımın yerini tutmadı ama ne yapalım içicez.Balık ta var ama daha çok kalamar, midye ve AHTAPOT yeme şansına sahibiz.Fiyatlar gerçekten çok çok iyi, Bodrumdan çok daha uygun onu söyleyebilirim ve bu halk eğlenmesini biliyor, bizlerdeki gibi sahte bir eğlence anlayışı, gösteriş gibi şeyler mevcut değil zaten bizim de aradığımız, istediğimiz bu.

 

   Kuşadasından gemiyle önce SAMOSA, ordan da MYKONOS'a geçicez.dönüş günü yolculuk gece başlayacağı için o gün de bizim...

 

  CAN B. + FATİH + SAYGIN + CAN S. ve BEN.....çok çok keyifli bir tatil geçirmemiz ümidiyle...

21:33 - 13/6/2006 - yorum {3} - yorum yaz

YARIN 1 HAFTALIĞINA GÜNEYE İNİYORUM

 

    Annemle yarın Antalyaya gidiyoruz.Kendisi almanca rehber ve 2 haftada 2 tane tur verdiler.İlk 1 haftasına ben, ikinci ve son haftasına ise kardeşim gidecek.Oraya gitmemdeki ana neden elbetteki bir hava değişikliği ve de tatil amaçlı olması.Antalya-Kuşadası-Fethiye-İzmir Efes zaten hep gördüğüm, dinlediğim yerler.Ben biraz yanmaya, denize-havuza girmeye ve eğer taze bulabilirsek BARBUN balığı yemeye gidiyorum.Heyecan verici.

 

 Balıklar ile ilgili bambaşka bir yazım olacak...

 

 PEK YAKINDA.... :))

02:15 - 31/5/2006 - yorum {3} - yorum yaz

İSKENDERUNDAN 1 TEPSİ KÜNEFE GELDİ

 

  Hayatımda künefe kadar hiçbir tatlıyı sevmedim, sevmicem de.Dayımın yeni eşi Neşe yengemin İskenderundaki annesi ve de babası geldiler.Annesinin kulağına benim künefeye olan düşkünlüğüm gitmiş ve kadıncağız 1 büyük tepsi, künefe malzemesi ve de özel peynir ile buraya geldi.

 

  Bu akşam bize geldiler ve yemek faslı bittikten sonra annesi ocağın başına geçerek içinde künefe olan tepsiyi kısım ateşte döndürmeye başladı.İlk 20 dakikada alt taraf pişip kızardıktan sonra tepsinin içindeki künefeyi bir şekilde ters çevirerek ters-düz etti.bi 20 dk da o pişince üzerine sadece şerbeti dökmek kaldı.sonrasında bıçakla dilimler halinde servise geçildi.Olay anını baştan sona fotoğraf ve de kamerayla ölümsüzleştirdim...

 

 Ah künefe sene nelere kadirsin...

02:06 - 31/5/2006 - yorum {2} - yorum yaz

YEPYENİ BİR HAYAT

 

   4 Sene bu işin okulunu okuduktan sonra nihayet Blogger oldum.Sevgili hocam Zeynep Avcı'ya çok teşekkür ediyorum bunun için.Bir nevi günlük yazmak gibi birşey olacak benim için.Hayatı, hayatımı, sporu, arkadaşlarımı, müziği, eski anılarımı kısacası benden olan herşeyi bulabileceksiniz.Şimdilik ilk yazımı sonlandırıyorum çünkü birazdan NBA.COM' da doğu finali maçı başlayacak ( Miami-Detroit ) ben bir NBA delisiyim, bu konuya ilgisi olan varsa sabaha kadar konuşabiliriz....

 

  Sevgiyle Web-logger kardeşliğiyle :)

 

  Eren

01:14 - 30/5/2006 - yorum {2} - yorum yaz

Son Sayfa Sonraki Sayfa


Tanım
Yaşasın yeni teknoloji, yaşasın Carpe Diem

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım

Son yazılar
- SİGARA İÇMEYİ 1 KASIMDA BIRAKIYORUM
- THY genel müdürünün hali
- Cuma akşamı Balansta REDD konseri var
- Siz ikiniz benim için çok özelsiniz
- Aralıkta askerim
- BALIK MEVSİMİ BAŞLADI, FİYATLAR UCUZLADI
- BİZE AYAK UYDURAMIYORSANIZ DEFOLUN GİDİN İRANA!!!!
- Mykonostan geldik
- MIAMI ŞAMPİYON!!!!
- GAY DEĞİLİM
Kategoriler

Arkadaşlarım
- ahmetdursun374
- kirmizisarap
- chemistr
- gercekyasamdan
- benguyaman
- zey
- sarizambak